Hayal Kırıklığı...

2007-07-05 10:31:00

Hollywood gişede rekor beklerken hayal kırıklığı yaşıyor         "Örümcek Adam-3", "Karayip Korsanları:      Dünyanın Sonu", "Shrek-3" gibi dev yapımların gösterime girmesiyle "rekorlar yazı" beklentisine giren Hollywood stüdyolarının karşısına rakip olarak "ev sineması-home theater" çıktı.      Internetteki "msnbc" sitesinin Associated Press’e dayanarak verdiği habere göre, "Örümcek Adam-3", "Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu" ve "Shrek-3" adlı filmler, ABD sinemalarında toplam 1 milyar dolar gişe hasılatına ulaşsa da diğer yapımların aynı başarıyı elde edememesi nedeniyle sinema salonlarındaki seyirci sayısı istenilen kadar olmadı.      Uzmanlar, Özellikle geçen yılların "yaz bereketine" ulaşılamamasına, gelişmiş "ev sineması" sistemleri ve diğer eğlence seçeneklerinin neden olduğunu belirttiler.      Gişe hasılatı üzerine çalışmalar yapan "Media By Numbers"ın Başkanı Paul Dergarabedian, bütün yaz sezonunun beklentisinin sadece 3 film üzerine kurulmasının yanlışlığını vurguladı. Dergarabedian, "Ben, Mayıs ayında bu filmlere baktım ve herkes gibi ’rekorlar yazı" olacağını düşündüm. Ama, 3 veya 4 film bu sezonu ’rekorlar yazı’ yapmaya yetmez. Devamı

Azmin Zaferi...

2007-07-04 17:04:00

  Ayşe, resimleriyle topluma karışıyor;   Ayşe Işık, 5 yaşında iki kolunu da kazada kaybetti. Ayaklarıyla resim yaptı. Şimdi onun bir atölyesi var.     Adıyamanlı küçük kız, bir gün tarlada oynarken buğday biçme makinesiyle karşı karşıya kalır. Makine çocuğun bir kolunu kapar; küçük kız diğer koluyla makineye giren kolunu kurtarmaya çalışır ama başaramaz; metal yığını ikisini birden alır götürür... Küçük kızın adı Ayşe Işık’tır; 7 yaşında okula başlar ama kendisine farklı davranılmasından ötürü zorlanır. Bu yüzden bir dönem okulu bırakır ama ailesinin desteğiyle tekrar hayata bağlanır. Ayaklarıyla yazı yazmayı, resim yapmayı, yemek yemeyi öğrenir. Ayşe Işık bugün 21 yaşında ve açıköğretimde lise 2. sınıfı okuyor. Saçını taramak, giyinmek ve makyaj yapmak gibi tüm ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Işık, çocukluğundan bu yana en büyük tutkusu olan resimde profesyonelleşiyor artık. 3 yıldan bu yana resim yapan genç kız, şimdiye kadar ağırlıklı olarak doğayı resmettiği 5 sergi açtı. Kazayı anlatan resimArtık bir atölyesi de var. Bundan sonra Büyükçekmece’deki D’Silva Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin içinde kendisine tahsis edilen atölyede resim çalışmalarını sürdürecek Işık. Atölyede kollarını alıp götüren kazayı anlatan bir resmi de var; buğday makinesinin önünde oturmuş olan küçük kız, yerde duran, kopmuş koluna bakıyor. Gerisini Işık’tan dinliyoruz:“Beş yıldır İstanbul’dayız. Adıyaman’da pek engelli insan olmadığı için hayata küsmüştüm. İstanbul’da benden daha kötü durumda ya da daha farklı engelleri olan insanları görünce hayatla barışmak istedim. Tek değilim, üreterek topluma karışabilirim diye düşündüm. İlk sergimi Bahçelievler Belediyesi’nin desteğiyle Yayla Piramit Düğün Salonu’nda açtım. Şahin Özer’den de büyük destek gördüm.” En büyük hayalimdiIşık, atölyenin gündeme gelmesini ise şöyle anlatıyor: “D’Silva’ya Kadınlar Günü için düzenlenen... Devamı

Tarantino

2007-07-04 13:49:00

  Eski Dublör Yeni Katil  Sıra dışı filmlerin usta yönetmeni Quentin Tarantino, 70’li yılların şiddet içeren, hazmı zor B sınıfı Amerikan filmlerine yeni bir tat getiren bir gerilimle çıktı karşımıza. Bu yıl Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmlerden biri olan Ölüm Geçirmez’de eski bir dublör, altındaki arabanın marifetlerini ve araba kullanma konusundaki tecrübelerini kullanarak, takip ettiği kadınlara ölüm saçıyor. Tarantino’nun ‘İçinde bol bol araba takip sahnesi barındıran bir gerilim’ olarak nitelendirdiği Ölüm Geçirmez, sinemada sıra dışı bir tecrübe yaşamak isteyenlerin kaçırmaması gereken çarpıcı bir çalışma.     DEATH PROOF  ÖLÜM GEÇİRMEZYön: Quentin TarantinoOyn: Kurt Russell, Rosario Dawson, Vanessa Ferlito, Jordan LaddTür: GerilimSüre: 127 dk.   Sapık, tatminsiz, katil ruhlu eski bir dublör. Ve üzerinde kurukafa işareti olan, ölüm geçirmez arabasıyla peşine düştüğü çekici, baştan çıkarıcı kadınlar. Ölüm Geçirmez, çok derinliği olmayan basit bir peşine takılma, kovalama hikayesi aslında. Ve bu basit hikayenin dahi ve biraz da deli bir yönetmenin elinde nasıl etkileyici ve farklı hale gelebileceğinin güzel bir örneği. İşe bu ilginç filmin çıkış noktasından bahsederek başlayalım. Biz henüz sadece birini görme imkanına sahip olsak da aslında “iki süper film”le birden karşı karşıyayız. Quentin Tarantino ve kankası Robert Rodriguez baş başa verip Grindhouse adı altında iki ayrı film yapmaya karar veriyorlar. Tarantino Ölüm Geçirmez’i (Death Proof), Rodriguez ise Dehşet Gezegeni’ni (Planet Terror) çekiyor. Takibi zor, lanetlenmiş, B sınıfı filmler olarak nitelendirebileceğimiz Grindhouse ekolüne saygı duruşunda bulunan bu iki film dünyanın pek çok yerinde ard arda gösteriliyorsa da ülkemizde durum farklı. Tarantino’nun Ölüm Geçirmez’ine kavuşmuş olsak da Rodriguez’in bir zombi hikayesi anlatan Dehşet Gezegeni adlı filmi için ... Devamı

Sen Neymişsin Be Ablaaa....

2007-07-04 09:41:00

    Kullanılmış diş fırçası 305 dolar!!!      Paris Hilton’un çöpündeki eşyalar, bir internet sitesi tarafından, eBay müzayede sitesinde satışa sunuldu. Hilton’un köpeğine ait boş mama kutusu 1.5 milyon dolarlık teklif aldı. Ancak kurallara uyulmadığı gerekçesiyle satış iptal edildi. Kullanılmış diş fırçası 305, hapisteyken yollanmış iki adet zarf 510 dolara satılırken, postiş, yastık kılıfı, alışveriş listesi, kibrit kutusu da yüksek meblağlar karşılığı alıcı bulan diğer eşyalar arasında.   Devamı

Unutmak Mümkün Mü?

2007-07-03 16:26:00

Yıllarca üzerine güldürüp, güldürdüğü tiplemelerle özdeşleştirilen, aynı zamanda yıllar içinde kendine saygın bir yer edinen insana ne isim verilebilir ki... Gençti, 56 yaşındaydı...     Sinemada kendine ikinci bir bahar yaratma çabasına girmişti ki, 3 Temmuz'da hiç beklenmedik bir anda aramızdan ayrıldı.   Saygıyla anıyoruz... Devamı

BEYNELMİLEL!!!

2007-07-03 11:57:00

   Beynelmilel'den Maraş Katliamı'na 14. Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Film seçilen ve 6 ayrı dalda ödül alarak festivale damgasını vuran Beynelmilel'in vizyona girdiği günü düşününce, nereden nereye diyorum. Yönetmenlerinin (Sırrı Süreyya Önder, Muharrem Gülmez) adını ilk kez duyduğumuz film, sessiz sedasız sinemalara gelmiş, yılbaşıydı, okul tatiliydi derken arada kaynayıp gitmişti. Ama Beynelmilel, izlemiş olan herkeste özel bir yer edindi ve aylar sonra yeniden vizyona sokularak daha fazla izleyiciyle buluşması sağlandı. Şimdi ise Adana'da hak ettiği zaferi kazanmış durumda: İkisi festival jürisinin ve halk jürisinin En İyi Film Ödülü olmak üzere 6 ödül. Beynelmilel'in festival yolculuğu Adana'dan sonra yurtdışında da devam edecek. İleriki günlerde sırasıyla Moskova, Varşova, Selanik, Barcelona film festivallerinde yarışacak ve Shanghai, Montreal, Edinburgh, Kopenhag, Montpellier film festivallerinde gösterilecek olan Beynelmilel'in önünde uzun ve bence daha pek çok ödülle süslenecek bir yol var. Şimdi geleyim Beynelmilel'in senaryo yazarı, yönetmeni ve oyuncusu Sırrı Süreyya Önder'in yeni projelerine. Sinema dünyasının en çalışkan, içten, samimi ve hoş sohbet insanlarından biri olduğunu düşündüğüm Sırrı Süreyya Önder, festival için bulunduğu Adana'da da sürekli çalışıyordu. Üzerinde yoğunlaştığı iki senaryodan birinin Müslüm Gürses'in hayatı üzerine olduğunu söyledi. Muhterem Nur'u Begüm Birgören'in oynayacağı filme başlamak için Kültür Bakanlığı'ndan destek çıkmasını bekliyormuş. Önder'in hem yazıp hem de yöneteceği diğer film projesi ise Süt Tozu. Maraş Katliamı'nı iki çocuğun gözünden aktaracak Süt Tozu, bir yoksulluk hikayesi üzerine kurulu. Marshall planı olarak bilinen Amerikan yardımını süt tozu metaforu üzerinden anlatacak olan Sırrı Süreyya Önder, Beynelmilel'de de olduğu gibi geçmişi yine samimi, eleştirel ve esprili bir dille anlatacaktır. Önder&#... Devamı

İLK 100

2007-07-02 17:29:00

En İyi Yüz Film                LOS ANGELES - Amerikan Film Enstitüsü’nün belirlediği, tüm zamanların en iyi 100 filminin orijinal listesi:     1. “Citizen Kane,” 1941. 2. “The Godfather,” 1972. 3. “Casablanca,” 1942. 4. “Raging Bull,” 1980. 5. “Singin’ in the Rain,” 1952. 6. “Gone With the Wind,” 1939. 7. “Lawrence of Arabia,” 1962. 8. “Schindler’s List,” 1993. 9. “Vertigo,” 1958. 10. “The Wizard of Oz,” 1939. 11. “City Lights,” 1931. 12. “The Searchers,” 1956. 13. “Star Wars,” 1977. 14. “Psycho,” 1960. 15. “2001: A Space Odyssey,” 1968. 16. “Sunset Blvd.”, 1950. 17. “The Graduate,” 1967. 18. “The General,” 1927. 19. “On the Waterfront,” 1954. 20. “It’s a Wonderful Life,” 1946. 21. “Chinatown,” 1974. 22. “Some Like It Hot,” 1959. 23. “The Grapes of Wrath,” 1940. 24. “E.T. the Extra-Terrestrial,” 1982. 25. “To Kill a Mockingbird,” 1962. 26. “Mr. Smith Goes to Washington,” 1939. 27. “High Noon,” 1952. 28. “All About Eve,” 1950. 29. “Double Indemnity,” 1944. 30. “Apocalypse Now,” 1979. 31. “The Maltese Falcon,” 1941. 32. “The Godfather Part II,” 1974. 33. “One Flew Over the Cuckoo’s Nest,” 1975. 34. “Snow White and the Seven Dwarfs,” 1937. 35. “Annie Hall,” 1977. 36. “The Bridge on the River Kwai,” 1957. 37. “The Best Years of Our Lives,” 1946. 38. “The Treasure of the Sierra Madre,” 1948. 39. “Dr. Strangelove,” 1964. 40. “The Sound of Music,̶... Devamı

KISA KISA...

2007-07-02 15:28:00

    ZİNCİRBOZAN AYDINLATIYOR     Türkiye'nin yakın tarihindeki en çalkalantılı dönemi olan 1979-1983 yıllarını anlatan politik film "Zincirbozan"  filminin galasına aralarında Semra Özal, Mehmet Yılmaz, Tuğba - Mehmet Ali Erbil, Aysun - Ali Kocatepe, Osman Yağmurdereli, Tuba Ünsal, Azra Akın, Nergis Kumbasar, Elif Dağdeviren, Şenay Gürler ve Metin Uca'nın da bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. Filmin ana karakterlerini dönemin siyasi ve askeri figürlerleri oluştururken, Bülent Emin Yarar Bülent Ecevit'i, Haldun Boysan Süleyman Demirel'i, Suavi Eren Kenan Evren'i, Suna Selen Rahşan Ecevit'i ve Ayşe Tunaboylu da Nazmiye Demirel'i canlandırıyor. 13 Nisan'da vizyona girecek olan "Zincirbozan", sinemalardan sonra 6 bölümlük dizi olarak izleyici ile buluşacak. Filmin senaryosu gazeteci Avni Özgürel tarafından yazılırken yönetmenliğini ise Atıl İnaç üstlendi. Abdi İpekçi suikastı ile başlayarak, 12 Eylül 1980 askeri müdahelesine kadar tırmanan terör olaylarını, bu olaylarla başa çıkmaya çalışan siyaseti, ordunun yönetime el koymasını, siyasi liderlerin sürgüne gönderilişlerini ve o süreçte yaşananları konu alan Zincirbozan, dönemi bilinmeyen yönleri ile peyazperdeye yansıtıyor. Film adını, 12 Eylül sonrasında bazı siyasilerin mecburi ikamete tabi tutulduğu Çanakkale'deki Zircirbozan Askeri Tesisleri'nden alıyor. Film afişi ödüllü sanatçıdan12 Eylül dönemini gözler önüne seren filmin afişi, daha önce "Frida", "Cold Mountain", "Kill Bill", "Hero" ve "Vizontele Tuuba" gibi yerli ve yabancı filmlerin afişini tasarlayan ödüllü sanatçı Emrah Yücel tarafından yapıldı. Filmdeki mekanlar gerçekTürk Sineması'nda daha önce hiç yapılmamış bir şekilde yakın tarihin siyasi kişiliklerini ana karakterler olarak kullanan filmin yapımı esnasında özel izinle Türkiye Büyük millet Meclisi'nde çekimler gerçekleştirildi. Ayrıca 12 Eylül'de sabaha karşı siyasi liderlerin evlerinden alınıp, götürüldükleri ... Devamı

ZOR ÖLÜM 4.0

2007-06-29 16:09:00

  Zor Ölüm 4.0( Live Free or Die Hard ) Gösterim Tarihi: 28 Haziran 2007Yönetmen:  Len WisemanOyuncular:  Bruce Willis , Timothy Olyphant, Justin Long, Jeffrey WrightSenaryo: Mark BombackMüzik: Marco BeltramiGörüntü Yön: Simon DugganTür: Aksiyon - MaceraYapım Yılı: 2007Ülke: ABDDağıtımcı: Özen Film Artık yaşlanmaya başlayan polis memuru John McClane (Bruce Willis), karısından boşanmış ve alkol tedavisi görmektedir. Artık polis departmanında çalışmayan McClane, devlete bağlı bir güvenlik biriminde tehlikeli bilgisayar korsanlarını takip etmektedir.Matt Foster (Lustin Long) isimli genç bir korsanı tutuklamak için yolda olduğu bir sırada, trafiğin içinde sıkışmış durumda iken, terörist saldırıların modern bir versiyonunu ilk elden yaşar. Greg Pope (Timothy Olyphant) tarafından yönetilen bir bilgisayar korsanları çetesi, Amerika’nın bilgisayar altyapı unsurlarına saldırıp, işe trafik ışıklarından başlayarak sistemleri teker teker kapatmaktadırlar. Bankalar arası bilgisayar ağlarına ve borsaya da müdahale ettikten sonra, Amerika’nın ekonomisi çökmeye başlamıştır. Her zamanki gibi McClane, bütün bu olayların ortasında kalıvermiştir. Görünüşe göre yeni tutukladığı Matt, teröristlerin tam olarak ne yapmak istediklerini ve amaçlarına ulaşmak için hangi adımları atmaları gerektiğini anlayabilecek kadar parlak bir zekaya sahiptir. Sofistike suçlular, ülkeyi dizlerinin üzerine çöktürmek için neredeyse kusursuz bir plana sahiptirler; fakat eski moda bir polis ve zeki bir bilgisayar cambazının işleri çözmeye çalışacaklarını akıl edememişlerdir. Bütün ulus çöküp dağılmadan önce, McClane ve Foster ikilisinin teröristlerin ne yapmaya çalıştıklarını anlayıp, bir ... Devamı